Gemicinin sermayesi uyku ve karın tokluğudur!

Bugünün ağları oldukça bereketliydi. Sabahın ilk ışıkları ile atılan ilk ağ gözümüzü korkutmuş olmasına rağmen çoğunluğunun istavrit olması nedeniyle hızlıca bitti. Ardından Sinop Limanı’na girdik ve maaş günü olduğundan gemi ekibinin ödemelerini yapabilmeleri için 12:00’ye kadar çalışmaya ara verildi. Bu sırada Mertkan, Ezgi, Serdar ve Mehmet Demirel gidişte gezemedikleri Sinop Cezaevini fırsattan istifade ziyaret ettiler.  Gemidekiler de boş durmadılar Sinop Su Ürünleri Fakültesi öğrencilerinin gemimizi ziyarete gelmesi üzerine Ali Cemal yapılan çalımalar üzerine bilgi verip gemiyi gezdirdi.  Aynı zamanda limana bir yunus vurduğu haberini aldık. Haberi liman çıkışındaki büfede duyan Özge, yunusun olduğu bölgeye gittiğinde deniz polisi olaya müdahale etmişti bile. Bilinen adıyla Tırtak yani Delphinus delphis türü olan yunusun kuyruğu kesilmiş. Galiba hala bazı vatandaşlarımız denizi akvaryum olarak görüyorlar ve içinde sadece avlayabilecekleri balıklara yer veriyorlar.

Limandan ayrılmadan önce gemi ekibi Ali Cemal’e sürpriz bir doğumgünü partisi düzenlediler. Aslında bu ikincisiydi, ilkini Meltem’i Malta’ya uğurlamadan önce, o da bulunsun diye, hazırlamıştık. Mola ve partinin ardından tekrar ağ atmaya devam ettik ve akşama kadar pek bir şey avlayamadık. Attığımız son ağ günün sürprizi oldu. Yaklaşık 400 kilo istavrit avladık ve çıkan 19 kasanın 18’ini balıklar ölmeden geri boşalttık. Ağdan çıkan balıklar bitmeden geminin devir daim pompasının bozulduğu haberini aldık. Makine dairesi ekibi harıl harıl tamire başlamışken biz akşam yemeğimiz olan mangalda çinekopu yemekle meşguldük. Süvari Bey “Gemicinin sermayesi uyku ve karın tokluğudur” derken, bunun bir örneğini ne yazık ki çarkçılarımızın güzelim çinekopu kaçırmış olmasıyla görmüş olduk. Böylece tamirat işlerinin bitmesiyle birlikte, Cuma gününü İstavrit bereketiyle Sinop’u geçip İnebolu’ya devam ederek sonlandırdık.

Eklenme Tarihi : 17/12/2011 20:34 

Hit : 1216