Hopa'dan yeni haberler ve duyuru

Her sabah olduğu gibi gün doğmadan demir alıp gün doğarken ilk istasyona vardık. Suyun özelliklerini ölçtüğümüz CTD probe suya indirdiğimizde altımızda büyük bir hamsi sürüsü gördük. Onu avlamak üzere ağı atmaya başladığımızda, yarım mil uzakta, daha da büyük bir sürü farkettik. İlk ağın ardından hemen dönerek ikinci sürüye de ağ attık. Ancak bu sürü bugüne kadar gördüğümüz sürülerden çok farklıydı. Neredeyse ucu bucağı yoktu. Ağı kaldırdığımızda ağın torbasının tamamen dolduğunu ve yarım tonun üzerinde balık avladığımızı gördük. Ancak yine ortalama balık boyu çok düşük ve daha önce yaptığımız kaba hesaplamalar değişmiyor. Ebeveyn stoğun bu sezon boyunca hayatta kalma oranı %10’ların altında.

Öğleden sonra Gürcistan-Türkiye sınırının noktası noktasına üzerindeki en doğu hattımıza yaklaşırken Türk yapımı KAAN 19 sınıfı Gürcü sahil güvenlik botu tedirgin olmuş olsa gerek hat boyunca sınır ihlali yapmamamız için bize eşlik etti.

Limana girdiğimizde Hopa Balıkçılık Kooperatifi Başkanı ve iki Gırgır teknesi kaptanı ziyaretimize geldiler. Onlardan aldığımız bilgiler çok işimize yarayacak gibi görünüyor; özellikle hamsi sürülerinin davranışı ile ilgili olanlar. Diğer taraftan Hopa’daki balıkçılar da yola çıktığımızdan bu yana bilgi aldığımız diğer balıkçılarla aynı fikirde. Hamsinin göçe erken başladığını; önce Sinop tarafında çok yoğun av verdiğini; hatta bir sarmada 500 hatta 1000 ton yakalayan tekneler olduğunu; tekne başına 2 ayda ortlama 3000-5000 ton balık tuttuklarını hatta bazı büyük teknelerin 10 000 tonun üzerinde balık yakaladığını söylüyorlar. Balığın çok hızlı bir şekilde doğuya kaydığını; ancak Trabzon’da da avlandıktan sonra bittiğini dile getiriyorlar. Bu sene hamsinin Hopa’ya ulaşamadığını, ancak 3 günlük bir avcılık yapılabildiğini, ardından da hemen kesildiğini söylüyorlar. Ayrıca bu sene balığın erken kesilmesine balık unu ve yağı fabrikalarının sebep olduğuna inanıyorlar. Piyasa balığına kota uygulanmasına karşın fabrikalara gönderilen balık miktarına bir sınırlama getirilmemesi katliama neden oluyor. Talep olduğu sürece hamsinin, filonun kullandığı yüksek teknoloji ürünü donanımlardan kaçıp hayatta kalması mümkün değil. Diğer taraftan da çoğu Türk insanın balık diyince ilk aklına gelen tür olan hamsiyi görünür görünmez avlayıp kasası 3,5 liraya düşecek şekilde piyasayı boğduktan sonra balık bitince kilogramını 7-8 liradan halka sunmak bu kıymetli milli servetin nasıl sorumsuzca kullanıldığını gösteriyor. Hele o güzelim hamsilerin bir ay içinde tamamının yakalanarak  yüz binlerce tonunun balık fabrikalarında una çevrilmesi  insanın içini yakıyor. Hem de 10 kilo hamsiden 1 kilo kültür balığı yetiştirmek adına. 

Sefere başlamadan önce balıkçı teknelerinde bulundurulma zorunluluğu olan AIS (otomatik gemi tanıma sistemi) verilerini kullanarak filonun nerede ve ne zaman avlandığını takip edecek,  bu yolla hamsinin göçü hakkında destekleyici bilgiler elde etmeyi planlıyorduk. Ancak veri toplamaya başladığımızda gördük ki tekneler AIS cihazlarını kasıtlı olarak çalıştırmıyorlar ve çalıştırmaktan kaçınmalarının da farklı sebepleri olduğunu öğrendik. Sebeplerden biri bazı balıkçılar, balıkçılara özel olarak sunulan vergi indirimli (ÖTV’siz) olarak aldıkları mazotu kullanmadan başkalarına satıyorlarmış. AIS’in çalışması durumunda teknenin sezon boyunca ne kadar zaman çalıştığı belli olacağından harcama beyanı ile AIS kayıtları uyuşmaz diye endişe ediyorlarmış. Bir diğer neden, sınırlama olan 10 kulacın altında avlandıklarında AIS’ten görülmek istemiyorlar. Son olarakda bu bölgede otorite boşluğu olan Abhazya kıyılarına avlanmak üzere kaçak gittiklerinden izlenmek istemiyorlar. Oysaki bu veriler  kullanılarak elde edilebilecek bilgiler balıkçılığın yönetilmesinde altın kadar kıymetli.   

Bu arada projeye kısa bir isim arıyoruz. Projenin “Ulusal Balıkçılık Veri Toplama programı için Karadeniz'de Hamsi Stoklarının Akustik Yöntem ile Belirlenmesi ve Sürekli İzleme Modelinin Oluşturulması” olan adı günlük kullanıma uygun değil. Yapılan işi anlatan, projenin amacını ve hedeflerini çağrıştıran kısa bir ad için de desteğe ihtiyacımız var. Önerilerinizi hamsi@ims.metu.edu.tr adresine yollarsanız, önerilen isimler önce web sitemizde yayınlanacak, ardından kısa liste oluşturulduktan sonra yine web sitemizde oylarınıza sunulacak. En çok oyu alan kısa ismi örerene proje T-shirtü yollayacağız.  

 İlgili galeri için tıklayınız..

 

   

Eklenme Tarihi : 12/12/2011 09:51 

Hit : 2176