Teşekkürler Göktuğ ve Semih!

Sabah erken saatlerde Trabzon limanından ayrılıp gün doğmadan ilk istasyona ulaşmış olduk. Bugün hava batıdan sertce estiği için biraz sallandık. Ancak doğuya doğru ilerlemeye devam ettikce hamsi sürülerinin de büyüklüğü artıyor. Yürütmekte olduğumuz hamsi projesi enstitümüzün bu balık üzerine yürüttüğü ikinci proje. İlki 1980’li yılların sonunda gerçekleştirilmişti. Bu ilk çalışmalar 300 000 ton veren hamsinin 60 000 tonlar seviyesine düştüğü kriz yıllarında gerçekleştirilmişti. O zamanlara göre bu seferde karşılaşılan balık miktarı oldukça fazla. Ancak diğer taraftan hamsilerin boyu ise çok küçük. Web sayfamızda verdiğimiz verilerden de görebileceğiniz gibi bugüne kadar örnekleyip ölçtüğümüz 10935 hamsinin ortalama boyu sadece 7.7 cm ve örneklerin %85’i  sıfır yaş grubu.  Yani çoğunlukla bu yıl yumurtadan çıkan yavru bireyler yakalanıyor. Bir yaş ve üzeri için ilk veriler ile bu sezon için hesaplanan hayatta kalma oranı %10’un altında. Hamsinin ülkemiz karasularında geçirdiği kışlama döneminin henüz başında olduğunu ve avcılığın özellikle şu an için tam kapasite çalışmakta olduğunu duyduğumuz balık unu ve yağı fabrikalarının ihtiyacını karşılamak için hamsi geri dönene ya da bitene kadar devam edeceğini düşünürsek daha topladığımız verileri analiz etmeden bile gelecek yıl hamsi avcılığının pek de bereketli olmayacağını tahmin edebiliyoruz. Şimdilik umudumuz en son 5 Aralık’ta elde edebildiğimiz; ancak havanın kapanması nedeni ile güncelleyemediğimiz uydu görüntülerinde gördüğümüz sıcak su kütlesi. Hamsinin kuzeye, açık sulara yönelerek -  pek ihtimal dahilinde olmasa da - devasa gırgır filosunun gözünden kaçmış olması.

Bugün Sürmene’deki KTÜ Deniz Bilimleri Fakültesinin önünde çalışırken fakültenin öğretim üyelerinden Prof. Dr. Muzaffer Feyzioğlu'nun ofisinin penceresinde çekip yolladığı fotoğraflar büyük gelen gemimizin Karadeniz’in ortasıda aslında “finduk” kabuğu kadar olduğunu hissetirdi.

Günün ilerleyen saatlerinde dalgalar yükselmeye devam etti ve kıyılarda neredeyse her adım başı atılmış olan balıkçı ağları arasında örnekleme yapabilmemizi engellemeye başladı. Endişemiz trol ağımızın ya da CTD probumuzun bu ağlardan birine takılıp balıkçının ağına ya da cihazlarımıza zarar vermesi.  Hava raporları havanın akşam saatlerinde düşmeye başlayacağını söylüyor; yarın rahat rahat çalışmak üzere, Rize limanına planlanandan erken girmeye karar verdik.  Limanda Rize Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi öğretim üyeleri  Göktuğ Dalgıç ve Semih Engin kocaman bir kasa Rize maldalinası ile ziyaretimize geldiler. Bir ayı aşkın süredir limandan uzak olan gemimizde kumanya ara ara tazelense de taze mevye ve sebze altın gibi kıymetli. O yüzden Rize’nin leziz mandalinleri çok makbule geçti.

Göktuğ ve Semih’in misafirperverliği bu kadarla da kalmadı. Akşam için yaptıkları muhteşem organizasyon bizleri mahcup etti. Turizm Bakanlığınca restore ettirilerek kullanıma açılmış  110 yıllık bir Rize konağında (Evvel Zaman) yöresel yemeklerin ardından yine aynı konağın alt katında (Ahır Zaman) halk müziği dinletisi, onun da üstüne bizim için tuttukları minibusle, tüm Rize’ye kuşbakışı, Şahin Tepesine kısa ziyaret bu günü seferin en unutulmaz günü yaptı.  

İlgili galeri için tıklayınız..

Eklenme Tarihi : 10/12/2011 12:59 

Hit : 1375