Hamsi bitti mi?

Vakfıkebir’den sonra kıta sahanlığı iyice daralmaya başladı. Kıyıdan daha 1 mil açılmadan derinlik 500 metreleri buluyor.  Yol boyunca gözlediğimiz kadarı ile balık kıtasahanlığının üzerinde; hatta derinlik 100 metreyi bulduktan sonra su kolonunda balık kalmıyor. Biz yine de 200 metre sınırına kadar taramaya devam ediyoruz. Ancak kıta sahanlığının daralmasıyla işler biraz zorlaştı. Sebebi ise köprü-üstünde (kaptan köşkü) derinliğin izlemesi için kullanılan ekosounder ile bizim kullandığımız bilimsel ekosounder frekanslarından biriyle çakışması. O yüzden iki ekosounderı birlikte kullanamıyoruz. Biz balığın dağılımını tam olarak görmek istediğimizden kıyıya mümkün olduğunca yanaşmak istiyoruz; köprü üstündekiler ise derinliği takip edemediklerinde karaya neredeyse insanların göz bebeklerini görecek kadar yaklaşmak durumunda olduklarından seyir güvenliği açısından tedirgin. Birara bilgisayar odasından köprü üstüne telsizle sürekli derinlik birdirerek çalışmaya devam etmeye çalıştık; ancak verimli olmayınca Serdar güzel bir çözüm buldu. Geminin network’ü üzerinden köprü üstüne bilimsel ekosounderin ekran görüntüsünü aktarmayı başardı. Böylece seyir güvenliği tehlikeye sokulmadan istediğimiz kalitede veri toplamaya devam edebildik.

Bugün çalışma Trabzon’da sonlandı ve yine SUMAE müdürü Atilla Özdemir sayesinde Trabzon limana bağlanabildik. Bizi ziyaret için kara ekibinden gelen arkadaşlarımızdan aldığımız haberler pek iç açıcı değil. Hamsi iyice azaldığı için filonun bir bölümü geri dönerken, bir kısmı istavrit avlamaya başlamış; bir kısmı ise Gürcistan tarafında avlanmak üzere izinlerini tamamlamaktaymış. Hamsinin neredeyse bir aydan kısa bir sürede bitmiş olması Karadeniz gırgır av filomuzun  av gücünün endişe verici boyutlara ulaşmış olduğunu gösteriyor.

Ancak bir diğer alternatif daha var; o da yine Serdar’ın uykusuz bir gece sonunda indirmeyi başardığı uydu verileri sayesinde ortaya çıktı. Karadeniz gökyüzü genellikle kapalı olduğundan her zaman kullanılabilir kalitede uydu verisi elde etmek mümkün olmuyor. Ancak bu defa şansımız yaver gitti ve birkaç gün üstüste açık giden hava sayesinde uydu verisi alabildik. Teorimiz ise şöyle; hamsinin kurban bayramından önce, kuzeydeki ani soğuma nedeni ile göçe erken başladığını ve Türkiye kıyılarına her zamankinden önce vardığını biliyoruz. Yine kara ekibimiz hamsi sürülerini takip eden gırgır teknelerinin hareketinden balığın Sinop’tan hızla doğuya kaydığını, en son Trabzon – Hopa arasında av verdikten sonra kaybolduğunu biliyorlar. Göçün yönü ve hızı dikkate alındığında sıcaklığın göç üzerindeki etkisini ve hamsinin olabildiğince sıcak suları aradığını da biliyoruz. Uydu verilerine baktığımızda ise doğu Karadeniz’in merkezindeki siklonik döngü ile Batumı antisiklonu arasından büyük bir sıcak su kütlesinin kuzeye kaydığı görülüyor. İlerleyen günlerde, Hopa’ya ulaştıktan sonra, açığa yönelerek bu sıcak su kütlesinin merkezi üzerinde olası hamsi sürülerini arayacağız. 

İlgili galeri için tıklayınız..

Eklenme Tarihi : 07/12/2011 19:37 

Hit : 1527