20-21 Kasım

Havanın düzelmesini beklerken öğlene kadar proje raporu ve diğer işlerle uğraşıp;  kanal A ve yerel haber ajansından gelen misafirlerimizi ağırladıktan sonra sürekli gemide olmanın ve bilgisayarla uğraşmanın getirdiği hantallıktan kurtulmak için hep birlikte yürüyüş yapmaya karar verdik. Belli ki yürümeye hasret kalmışız limandan görünen en yüksek tepeye kadar çıktık. Ardından da yemek yemek üzere merkeze dönüp ertesi gün erkenden yola çıkacağımız için çok da günü uzatmadan istirahate çekildik. Ertesi gün, Çarşamba günü, sabahtan demir alıp yola koyulduk ve bu defa kıyı tarafları taramaya başladık. Sabah erken saatte  Dikili önlerinde biri 15-20m derinlikte diğeri 60 m derinlikte iki ayrı sürü görüp ağ atmaya karar verdik. İlk ağı 60 metredekine ikincisini ise 15 metredekine attık. İki ağ arasındaki kompozisyon farkı bariz bir şekilde ortadaydı. Derinde çaça su yüzeyine yakın kısımdaysa hamsi yakaladık. Üstelik de bu defa boylar da büyümüştü. Ardından Bartın önlerinde yoğun bir sürü gördük ancak ağ attığımızda istediğimiz sürüyü yakalayamadık. Ardından geri dönüp tekrar aynı yere ağ attık bu defa da tam ağı çekecekken hidrolik patladık ve neredeyse ağı bir saat kadar yüzdürmek durumunda kaldık ve sürüyü kaçırdık. Ağdan da hamsi yoğunluklu çaça karışık bir kompozisyon çıktı ancak önceki ağda yaptığımız gibi sürü ayrımını yakalayamadık.  Yolumuza devam etmeye karar verdik ve akşam 8 civarında Zonguldak’ın doğusunda son bir ağ daha attık ve yine hamsi yoğunluklu çaça karışık bir kompozisyon yakaladık. 

İlgili galeri için tıklayınız..

Eklenme Tarihi : 23/11/2012 15:40 

Hit : 673